"Öğretmenin İtibarı Önlükle Değil, Mesleğin Saygınlığıyla Kazanılır”
Hürriyetçi Eğitim Sen Kocaeli Şube Başkan Yardımcısı Hasan Akgül, yeni eğitim öğretim yılıyla ilgili açıklama yaptı. İşte o açıklama:

“Öğretmenlik mesleğini yalnızca bir kıyafet, bir önlük veya dış görünüş üzerinden tanımlayan anlayışı kabul etmiyoruz! Millî Eğitim Bakanlığının öğretmenlik mesleğine ilişkin uygulamalarında, öğretmenin toplumdaki saygınlığını ve mesleki itibarını artıracak esaslı sorunlar dururken, meseleyi önlük gibi sembolik bir düzenlemeye indirgemesini doğru bulmuyoruz. Öğretmenlerimizin ihtiyacı olan şey, yalnızca bir önlük değildir. Öğretmenlerimizin ihtiyacı; itibar, güven, mesleki özerklik, ekonomik refah, güvenli çalışma ortamı ve emeğinin karşılığını alabilmektir. Öğretmenlik; toplumun geleceğini inşa eden, çocuklarımızı ve gençlerimizi hayata hazırlayan, yalnızca ders anlatmakla sınırlı olmayan son derece önemli bir meslektir. Bir öğretmenin itibarı, üzerinde taşıdığı kıyafetle değil; bilgisiyle, birikimiyle, öğrencisine kattığı değerle, toplumun geleceğine yaptığı katkıyla ve mesleğine duyduğu saygıyla ölçülür.
ÖĞRETMENİN İTİBARI ÖNLÜKLE SAĞLANAMAZ
Bizler öğretmenin önlük giymesine kategorik olarak karşı olduğumuzu söylemiyoruz. Ancak öğretmenlik mesleğinin itibarını önlük üzerinden tarif eden yaklaşımı eleştiriyoruz. Çünkü öğretmenin itibarını zedeleyen asıl sorunlar ortadadır.
Öğretmenlerimiz;
* Şiddet ve tehdit riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.
* Velilerle ve öğrencilerle yaşanan sorunlarda çoğu zaman yalnız bırakılmaktadır.
* Artan iş yükü ve bürokratik işlemler altında ezilmektedir.
* Ekonomik sorunlarla mücadele etmektedir.
* Mesleki kararlarına yeterince saygı gösterilmediğini düşünmektedir.
* Atama, yer değiştirme ve çalışma koşullarına ilişkin belirsizliklerle karşı karşıya kalmaktadır.
* Eğitim sistemindeki sürekli değişikliklerin yükünü sınıflarında taşımaktadır.
İşte öğretmenin gerçek gündemi budur.
Öğretmenin toplumdaki itibarını yükseltmek istiyorsanız önce öğretmeni koruyun.
Öğretmene yönelik şiddete karşı caydırıcı ve etkili tedbirler alın.
Öğretmenin ekonomik şartlarını iyileştirin.
Öğretmenin mesleki saygınlığını güçlendirin.
Öğretmenin sınıfta otoritesini ve mesleki bağımsızlığını destekleyin.
Öğretmeni gereksiz bürokrasiden kurtarın.
Öğretmenin emeğine ve alın terine gerçek anlamda değer verin.
ÖĞRETMEN ÖNLÜKLE DEĞİL, TOPLUMSAL İTİBARLA SAYGIN OLUR
Öğretmenin sınıfa girdiğinde öğrencisinin gözündeki saygınlığı, önlüğün rengiyle veya biçimiyle değil; bilgisi, adaleti, duruşu ve kişiliğiyle oluşur.
Velinin öğretmene duyduğu güven, öğretmenin üzerindeki kıyafetten değil; öğretmenin çocuğuna verdiği eğitimden kaynaklanır.
Toplumun öğretmene duyduğu saygı ise bir kıyafet düzenlemesiyle değil, devletin öğretmene verdiği değerle güçlenir.
Devlet, öğretmenine ne kadar değer verirse toplum da öğretmene o ölçüde değer verir.
Bu nedenle Millî Eğitim Bakanlığına açık çağrımızdır:
Öğretmenin itibarını semboller üzerinden değil, gerçek ve kalıcı politikalar üzerinden yükseltin.
Öğretmenlerimizin çalışma şartlarını iyileştirin.
Öğretmenlere yönelik şiddeti önleyin.
Öğretmenin ekonomik kayıplarını telafi edin.
Mesleki liyakati ve ehliyeti güçlendirin.
Eğitim çalışanlarının görüşlerini karar alma süreçlerine gerçekten yansıtın.
Sendikaların ve eğitim çalışanlarının eleştirilerini dikkate alın.
ÖĞRETMEN SADECE ÖĞRETMEN DEĞİL, GELECEĞİN MİMARIDIR
Bir ülkenin eğitim sistemi, o ülkenin öğretmenine verdiği değerle ölçülür.
Öğretmenini yalnızlaştıran, ekonomik ve sosyal sorunlar içerisinde bırakan, şiddete karşı yeterince koruyamayan bir sistemin öğretmenin üzerine önlük giydirerek itibar sorununu çözmesi mümkün değildir.
Öğretmenin toplumdaki itibarı; güçlü bir öğretmenlik mesleği politikası, adil çalışma koşulları, ekonomik güvence, mesleki saygınlık ve güvenli eğitim ortamı ile sağlanabilir.
Biz, öğretmenlerimizin kıyafetleri üzerinden değil, emekleri ve başarıları üzerinden değerlendirilmesini istiyoruz.
Öğretmenin önlüğüne değil, emeğine sahip çıkılmasını istiyoruz.
Öğretmenin görüntüsüne değil, itibarına yatırım yapılmasını istiyoruz.
Öğretmenin yalnızca sınıfta değil, toplum içerisinde de hak ettiği saygınlığa kavuşmasını istiyoruz.
HÜRRİYETÇİ EĞİTİM SEN OLARAK AÇIKÇA İFADE EDİYORUZ:
Öğretmenin itibarı önlükle değil, toplumdaki saygınlığıyla kazanılır.
Öğretmeni korumadan öğretmenlik mesleğini güçlendiremezsiniz.
Öğretmenin emeğine değer vermeden eğitim sistemini yüceltemezsiniz.
Öğretmenin sesini duymadan eğitim politikalarını başarıya ulaştıramazsınız.
Millî Eğitim Bakanlığının öğretmenlik mesleğini sembolik uygulamalar üzerinden değil, öğretmenlerin gerçek sorunlarını merkeze alan politikalarla güçlendirmesini bekliyoruz.
Öğretmenlerimizin yanında olduğumuzu, öğretmenlik mesleğinin itibarını ve saygınlığını korumaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”




